Yazı
Nazar ve haset: Kur'an ve hadislere göre korunma
· 2 dk okuma
Nazar ve haset, kültürümüzde çok konuşulan ama çoğu zaman yanlış anlaşılan konulardır. Kur’an ve sahih hadisler bu konuda ne söylüyor?
Nazar haktır
“Nazar haktır.”
Buhârî 5740; Müslim 2187
Peygamberimiz nazarın gerçek olduğunu bildirmiştir. Ama korunma yolu olarak boncuk, muska ya da benzeri şeyler değil, dua ve Allah’a sığınmayı öğretmiştir.
Haset
Haset, başkasındaki nimetin ondan gitmesini istemektir. Felak Suresi, Allah’a sığınılan kötülüklerin sonuncusu olarak hasedi sayar:
وَمِنْ شَرِّ حَاسِدٍ إِذَا حَسَدَ
“Ve haset ettiği zaman hasetçinin kötülüğünden (sabahın Rabbine sığınırım).”
Felak 5
Âlimler “haset ettiği zaman” ifadesine dikkat çeker: Haset duygusu kalpte olduğu sürece zararı sahibinedir. Zarar, o duygu harekete geçtiğinde başkasına ulaşır.
Gıpta ve haset farkı
Başkasındaki nimetin kendisinde de olmasını istemek ama ondan gitmesini istememek “gıpta”dır ve kötü değildir. Peygamberimiz iki kişiye gıpta edilebileceğini söyler: Allah’ın kendisine verdiği malı hak yolunda harcayan ve Allah’ın kendisine verdiği ilimle hükmedip onu öğreten (Buhârî 73; Müslim 816).
Göze güzel gelen bir şey görünce
Nazara karşı en önemli tedbir, güzel bir şey gördüğümüzde Allah’ı anmaktır. Kur’an’daki bağ sahibi kıssasında mümin arkadaş şöyle der:
“Bağına girdiğinde ‘Mâşâallâh, lâ kuvvete illâ billâh’ deseydin ya!”
Kehf 39
Bu söz için: Maşallah lâ kuvvete illâ billâh. Peygamberimiz de “Sizden biri kardeşinde hoşuna giden bir şey gördüğünde ona bereketle dua etsin” buyurmuştur (İbn Mâce 3509).
Korunma yolları
- Felak ve Nâs sureleri. Sabah akşam ve yatmadan önce okunur: Felak ve Nâs sureleri.
- Âyetü’l-Kürsî. Âyetü’l-Kürsî’nin anlamı ve fazileti.
- Sabah akşam üç kez okunan dua: Her türlü zarardan korunma duası.
- Nimetleri gereksiz yere teşhir etmemek. Hz. Ya’kûb, oğlu Yûsuf’a rüyasını kardeşlerine anlatmamasını söylemişti (Yûsuf 5).
Kendi kalbini korumak
Nazar ve hasetten korunmak kadar, kendi kalbimizi hasetten korumak da önemlidir. Başkasının nimetine bakıp içimiz sıkıldığında “Mâşâallâh” demek, hem onu hem de kendimizi korur.