Yazı
Tevekkül nedir? Devesini bağlayıp Allah'a güvenmek
· 1 dk okuma
Tevekkül, “vekil kılmak, işi birine havale etmek” anlamına gelen kökten türer. Bir mümin için tevekkül, işini Allah’a havale etmek; O’nun en güzel vekil olduğuna güvenmektir.
Ama tevekkül, hiçbir şey yapmadan beklemek değildir.
Önce bağla, sonra güven
Bir adam devesini bağlamadan Peygamberimiz’in yanına geldi ve sordu: “Devemi bağlayıp mı tevekkül edeyim, yoksa salıverip mi?” Peygamberimiz şöyle cevap verdi:
“Onu bağla, sonra tevekkül et.”
Tirmizî 2517
Tevekkülün formülü bu kadar açıktır: Sebebe sarıl, sonucu Allah’a bırak. Çalışmadan sınavı geçmeyi beklemek tevekkül değil, tembelliktir. Sonuna kadar çalışıp sonra “ne olacak” diye uykusuz kalmak da tevekkülsüzlüktür.
Kuşların rızkı
“Siz Allah’a hakkıyla tevekkül etseydiniz, kuşları rızıklandırdığı gibi sizi de rızıklandırırdı. Kuşlar sabah aç olarak çıkar, akşam tok olarak döner.”
Tirmizî 2344; İbn Mâce 4164
Hadisteki kuşlar yuvada oturmuyor; sabah çıkıyor, uçuyor, arıyor. Ama yarın ne yiyeceğini düşünüp kaygılanmıyor. Tevekkül, emeği kaygıdan arındırmaktır.
“O bize yeter”
Kur’an’da tevekkül çoğu zaman en zor anlarla birlikte anılır:
وَمَنْ يَتَوَكَّلْ عَلَى اللّٰهِ فَهُوَ حَسْبُهُ
“Kim Allah’a tevekkül ederse, Allah ona yeter.”
Talâk 3
Hz. İbrâhîm ateşe atılırken, sahabe düşmanın toplandığını duyduğunda aynı cümleyi söyledi: Hasbünallâhu ve ni’me’l-vekîl. Hz. Mûsâ arkada Firavun’un ordusu, önde deniz varken “Hayır! Şüphesiz Rabbim benimledir, bana yol gösterecektir” dedi (Şuarâ 62).
Tevekkülün kalpteki karşılığı
Tevekkül eden insan da üzülür, endişelenir. Fark şudur: Bu duygular onu felç etmez. Yapması gerekeni yapar, sonra kalbini Allah’a bırakır. Kur’an’ın tarifiyle: “Bir işe azmettiğin zaman artık Allah’a tevekkül et. Şüphesiz Allah, tevekkül edenleri sever.” (Âl-i İmrân 159)
Önce azim, sonra tevekkül. Sıralama önemlidir. Elinden gelen bittiğinde okunacak dua: İşini Allah’a bırakma duası.