Yazı
Hz. Nûh ve gemi: 950 yıllık sabır
· 2 dk okuma
Hz. Nûh, Kur’an’da adı en çok geçen peygamberlerdendir ve bir sure onun adını taşır. Onun kıssası, bir insanın ne kadar uzun süre sabredebileceğinin hikâyesidir:
“Andolsun, biz Nûh’u kavmine gönderdik. O da onların arasında elli yıl eksiğiyle bin yıl kaldı.”
Ankebût 14
Gece gündüz, gizli açık
Nûh Suresi, onun Rabbine yaptığı bir hesap verme gibidir: “Rabbim! Ben kavmimi gece gündüz davet ettim. Fakat benim davetim onların sadece kaçışını artırdı.” (Nûh 5-6). Onlara açıktan söyledi, gizlice söyledi. Kulaklarını tıkadılar, elbiselerine büründüler.
Nûh onlara şöyle diyordu: “Rabbinizden bağışlanma dileyin. Çünkü O çok bağışlayıcıdır. Size gökten bol bol yağmur indirsin. Mallarınızı ve oğullarınızı çoğaltsın.” (Nûh 10-12). İstiğfarın rızka kapı açtığını anlatan bu ayetler üzerine: Rızık nedir?
Karada bir gemi
Allah, Nûh’a bir gemi yapmasını emretti. Kavminin ileri gelenleri yanından her geçtiğinde onunla alay ediyordu (Hûd 38). Denizden uzak bir yerde gemi yapan bir adam onlara gülünç görünüyordu.
Nûh’un cevabı sakindi: “Şimdi bizimle alay ediyorsanız, siz alay ettiğiniz gibi biz de sizinle alay edeceğiz.” (Hûd 38). Doğru bildiğini yapmak, bazen etraftakilerin anlamamasını göze almaktır.
Tufan
Sonunda Nûh Rabbine yalvardı: “Ben yenik düştüm, bana yardım et.” (Kamer 10). Bu kısa dua için: Yenik düşünce edilen dua.
Gök kapıları açıldı, yerden pınarlar fışkırdı. Nûh, iman edenleri ve her canlıdan birer çifti gemiye aldı ve şöyle dedi:
بِسْمِ اللّٰهِ مَجْرَاهَا وَمُرْسَاهَا
“Onun akıp gitmesi de durması da Allah’ın adıyladır.”
Hûd 41
Oğul
Dalgalar dağlar gibi yükselirken Nûh, gemiye binmeyen oğluna seslendi: “Yavrum! Bizimle beraber bin.” Oğlu “Beni sudan koruyacak bir dağa sığınacağım” dedi. Nûh: “Bugün Allah’ın emrinden koruyacak hiçbir şey yoktur” dedi. Ve aralarına dalga girdi (Hûd 42-43).
Bir peygamberin oğlu bile, kendi seçimiyle kurtuluşun dışında kalabilir. Hidayet kan bağıyla geçmez.
Bereketli bir iniş
Tufan dindiğinde gemi Cûdî dağının üzerine oturdu. Allah, Nûh’a inerken şu duayı öğretmişti: Bereketli bir yere indirme duası.
Bize kalan
Dokuz yüz elli yıl. Bugün birkaç ay emek verdiğimiz bir şey sonuç vermeyince vazgeçmeye hazırız. Hz. Nûh’un kıssası, sonucun bizim değil Allah’ın elinde olduğunu, bizim görevimizin ise doğruyu söylemeye devam etmek olduğunu öğretir.